Yazı Detayı
03 Mayıs 2019 - Cuma 15:28 Bu yazı 202 kez okundu
 
Balıkesir’in Hikayesi
Candan ŞAHİN
GMKA Balıkesir Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü
 
 
Balıkesir’in Tadını Hikayeleştirerek Anlatmalıyız
Balıkesir’in önemli bir tarım ve gıda şehri olduğu konusunda büyük bir kesim hemfikir olmuş hatta sloganlar bile geliştirilmiş durumda. “Türkiye’yi doyuran il” diyoruz Balıkesir için.  İklim koşulları ve toprak yapısı nedeniyle çay, muz ve fındık dışında hemen her ürün yetişiyor. Tarım ve gıda ürünlerindeki başarısı coğrafi ürünlerle de tescillenmiş durumda: Ayvalık Zeytinyağı, Balıkesir Höşmerim Tatlısı, Balıkesir Kuzu Eti, Burhaniye Zeytinyağı, Edremit Körfezi Yeşil Çizik Zeytini, Edremit Zeytinyağı, Kapıdağ Mor Soğanı, Susurluk Ayranı, Susurluk Tostu hali hazırda coğrafi işarete sahip ürünlerden. Bir de başvuru sürecinde bulunan ve tescillenmeyi bekleyen Manyas Kelle Peyniri var. Bunların dışında coğrafi işaret almamış ancak dillere destan tatları ile nam salmış sucuk markaları, peynirleri, helvaları, zeytinyağlıları, tiriti, karadut suyu ile ziyaretçilerine lezzet cümbüşü sunabilecek mutfağı zengin şehirlerden. 
 
Özellikle son yıllarda gastronomi ile turizm birlikte anılır oldu. Çünkü bir ziyaretçi yalnızca mekanları gezmek için gezmiyor kolay kolay. Sosyal medya, şehirleri lezzetleri için tavaf eden fenomenlerle dolup taşıyor. Ve bir şehre ait lezzetler hikayeleriyle birlikte sunulduğunda yarattığı etki çok farklı oluyor. Yani işin özü hikaye yaratmakta… Eğer lezzetleriniz güçlü bir kökene sahipse, gelenekselliğe ve doğallığa dayanıyorsa bu hiç de zor olmuyor. 
 
Yukarıda saydığım lezzetlerin her biri için ayrı ayrı hikaye yaratmak durumunda değiliz. En güçlü olduğumuz iki ürünü seçip onlar üzerine yoğunlaşmak bile ilk etapta yeterli. Mesela Balıkesir olarak kapsamlı bir zeytinyağı müzemiz yok… Şahısların kendi çabalarıyla kurulmuş bir iki mekan mevcut ama o mekanlar detaylandırmada çok başarılı değil. Biz zeytini ve zeytinyağını zeytin ağacından başlayarak paketlenmesine kadar; mutfaklarda girdiği reçetelerden sağlık alanındaki kullanımına, ürünleri işlemede geçmişten günümüze değin kullanılan makine türlerine kadar tüm detaylarıyla ele alan bir müze kurmalıyız. Aynı şekilde mandıradan fabrikaya ismiyle peynir üretiminin geçmişten günümüze geçirdiği serüveni ziyaretçilere anlatmalıyız. Gaziantep ve Şanlıurfa’daki mutfak müzelerinin benzerini kendi güçlü olduğumuz ürünler üzerine kurmalıyız yani… Bu yapıların oluşturulmasına belediyeler, oda ve borsalar, üreticiler de gereken desteği sağlamalıdır. Müzelerin yanı başına da butik, kaliteli ürünler satan satış merkezleri, hatta bu ürünleri reçetelerinde kullanan restoranlar açılmalıdır ki zenginliğimiz ete kemiğe bürünmeden yolcu etmeyelim misafirlerimizi…
 
Etiketler: Balıkesir’in, Hikayesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı